Ocak ayı kitap kulübümüzde, Penguin Bloom filminin gerçek hikayesi üzerinden yas, şefkat ve içsel iyileşmeyi konustuk.

Film, bir kaza sonucu Sam’in hem fiziksel hareket kabiliyetini hem de kimligini kaybetmesi, kazadan sonra degisen aile dinamikleri ve bir saksagan kusunun aileye dahil olmasiyla birlikte iyilesme sureclerini konu aliyor.
Tartismamiza kaynaklik eden makale ve podcastler vesilesiyle, kahramanimiz Sam’in kazadan sonraki yolculuğu üzerinden, yasın evrelerini düşündük: Inkar, öfke, pazarlık, depresyon, kabullenme ve iyileşmenin, acıya direnmek yerine onunla oturmamıza izin verdiğimizde başladığını konustuk.
Dr. Gabor Maté’nin 5 Şefkat Seviyesi olarak anlattigi yol guzergahi bize, kahramanimizin ve kendimizin sefkat verme- alma kapasitesini ve bu kapasite gelistikce yaralarımızın nasıl da bilgeliğe dönüşebileceğini gösterdi.
Ardından Clarissa Pinkola Estés’in “Abre La Puerta (Kapıyı Aç)” şiirini birlikte okuduk.
Abre La Puerta; her yara, kayıp ve zorluğun kişisel büyüme için bir kapı olduğunu cok naif bir dille anlatiyor ve bu kapıları sabır, cesaret ve şefkatle açanların, başkalarına da yardım etme yetkisiyle ödüllendirildiğini anlatıyor.
Filmde kahramanımız Sam, kazadan sonra sadece fiziksel hareketliliğini değil, aynı zamanda kimlik duygusunu da kaybediyor ve bu kayip zamanla onun icin bir kapı, yeni bir varoluş biçimine geçis eşiği haline geliyor.
Ve onun kapisinin anahtarı… beklenmedik bir şekilde bir saksagan kuşuyla kurduğu bağ..
Sam, bu yaralı yaratığa özen göstermeyi öğrenirken, yavaş yavaş kendisiyle yeniden bağlantı kuruyor ve şefkatin, bir zamanlar sonsuza kadar kapalı gibi görünen kapıları nasıl açtığını keşfediyor.
Bu ortak okuma ve izleme deneyiminden ilham alarak, birbirimize şunları sorduk:
Yara veya yaslariniz sizde, icinizde hangi kapilari var etti?
Ve bu kapıları açmak için hangi anahtarı kullanıyorsunuz?
Bu konuyu simgelemek için her katılımcıya küçük bir anahtar hediye ettik. Sonucta herkesin kapisi da anahtari da kendine.
Bu kulüp icin gercekten cok sukrediyorum.. Bana bir nefes, bir heves, bir dayanak oluyor..Yillardir acmaya calistigim bazi kapilarima ben de boyle boyle yeni anahtarlar deniyorum.



