ABLA




Şefkat burçlarında parıldamak istiyorsanız anneler
Yorgun kadın tohumları ekmeyin
evinizin odalarına.

Mesela;
“Aa olur mu, sen ablasın! “
diye bir cümle kurmayın
küçük yaştaki kızlarınıza.

Ballandıra ballandıra anlatmayın mesela
Siz iş yaparken,
nasıl da pışpışlayarak uyuttuğunu kardeşini,
beş çaylarında.

Takdir görmek ve sevilmek için
Evdeki bir işin ucundan tutmak gerektiğini
İnatla,
Kazımayın hafızalarına.

Akşam babaya sunulacak raporda
Tüm kardeşlerin karnesinde
Bin bir türü varken yaramazlığın
Annesine yardım etmedi diye
Ne olur, ruhunu kirletmeyin kızınızın
İşe yaramaz-lık duygusuyla.

Ahmet’in ablası diye tanıtmayın mesela
Ziyaretinize gelenlere.
Ve onun da bir kalbi olduğunu
Sık sık hatırlatın kendinize.

Odalarca dağınıklığın
Tozun, toprağın,bulaşığın
Ya da belki de kirlenmiş camın,
birikmiş çamaşırın.

Sorumluluğunu alınca üzerine
ablanın küçücük bedeni.
Hissedin,
kalbinin de
90 c de yıkanmış gibi
büzüşüp çektiğini…

Hissedin ey anneler!
Evin abla’sının,
ablanız olmadığını
peşinizi toplamaya bayılmadığını
ve böyle bir çocukluğun
yaşanmış sayılmadığını…

Diyeceğim o ki;
kızınızın hatıralarında
hünerli bir bahçıvan olarak kalmak istiyorsanız, ey anneler!
Yorgun kadın tohumu ekmeyin
evinizin odalarına.

Ki ablalar;
Tarlalarına yemyeşil bir bahçe kurmak varken
Anızlarını yakmakla meşgul olmasın,
Otuzunda
bilemedin kırkında. …

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

About sumeyranurcan

yol hali...
Bu yazı Arsiv içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum bırakın